| | Üretsiz Blog oluştur
1987 TARİHLİ TABLO BİR ( 1 ) İHRACAAT DOLARINDAN SAĞLANAN TOPLAM GELİR
12 06 1987 672,7 TL dolar kuru 1987
ihracaatta vergi iadesi % 6.5 43.77 TL
KKDP ( KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PİRİMİ) % 4.0 26.9 TL
kurumlar vergisi istinası % 9.0 61.9 TL
ihracaat dövizini kullanma hakkı % 10.0 67.3 TL
ithalatta döviz tahsisi % 7.5 50.5 TL
NONMAL İHRACAATÇI İÇİN 1 DOLARLIK İHRACAATTAN SAĞLANAN GELİR % ---- 945.0 TL
BÜYÜK İHRACAATÇIYA MUNZAM VERGİ İADESİ % 6.0 40.6 TL
BÜYÜK İHRACAATÇININ 1 DOLARLIK İHRACAATTAN SAĞLADIĞI GELİR % ----- 986.3 TL
BİR ( 1 ) İHRACAAT DOLARINDAN SAĞLANAN TOPLAM GELİR 1987 TARİHLİ TABLO 03 KASIM 2002 YE KADAR OLAN SÜRE
Picture Captions

Banner Maker

popular & popüler "vicdan'a bırakılamayacak kadar sosyalgüvenlik"

Çalışmayana ekmek yok

 

Her vatandaşa, sadece bu toplumun bir ferdi olmalarıyla hak ettikleri, koşulsuz bir

asgari gelir...

 

“Çalışmayana ekmek yok”...

sorgusuz sualsiz kabul edilecek bir gündelik hikmet gibi geliyor kulağa.

Kapitalist sistemin zihinlerde

“doğallaştırdığı”

bir kabul...

Oysa biliyoruz ki, çalışacak iş bulabilmek, tercihe bağlı değil; dolayısıyla çalışmamanın “tembellik” ya da “asalaklıkla” hiç ilgisi olmayan

nedenleri var. Ayrıca, çalışamayacak durumda olanların da var olduğu malûm.

Bunları hatırlayınca, asıl hikmet şu soruyu sormakta:

“Çalışmayan,

çalışamayan, ölsün mü?”

Toplumun, çalış(a)mayanlara ve yoksullara karşı bir sorumluluğu yok mu?



Thomas More’dan Thomas Paine’e, Charles Fourier’den John Stuart Mill ve Bertrand Russell’a dek birçok düşünürün, kapitalizme yönelttiği temel bir

ahlâkî itirazın hareket noktası, bu yalın sorulardı. Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder, derledikleri makalelerle, bu düşünsel mirasa da yaslanarak, temel

gelir veya vatandaşlık geliri kavramını tartışmaya getiriyorlar:

Her vatandaşa, sadece bu toplumun bir ferdi olmalarıyla hak ettikleri, koşulsuz bir

asgari gelir...



Neoliberalizmin verimsizliği

“değersiz hayat”

addeden küstahlığının da, sosyal refah devletinin parlak zamanında iş gören korporatist anlayışın da,

temel gelirin bir sosyal hak olarak kurumlaştırılmasını

“palyatif tedbir”

olarak küçümseyen radikal çehreli sinik yaklaşımların da dışında bir açılım bu.

 

Emek piyasasına değil sosyal haklara dayalı çözümlere vurgu yapan, meseleyi teknokratik değil ahlâkî-politik olarak koyan bir açılım. Derlemedeki

katkılar, farklı ülkelerdeki deneyimleri ve konunun değişik boyutlarını gündeme getiriyorlar.



Üst LejantBir Temel Hak Olarak


AdıVatandaşlık Gelirine Doğru

 

Baskı1.Baskı Ağustos 2007, İstanbul


Çevirenİsmail Çekem


Editör Asena Günal


Derleyen    Ayşe Buğra, Çağlar Keyder


Düzelti Asude Ekinci


KapakSuat Aysu


Dizi Kapak Tasarımı Ümit Kıvanç

 

Adnan Oktar'a yakın isimlerin kurduğu Milli Değerleri Koruma Vakfı'nın Çırağan Sarayı'nda verdiği iftarın sürpriz konuğu Can Ataklı oldu. Adnan Oktar da Ergenekon terör örgütünün mağduru olduğunu ileri sürdü

 

 




Adnan Oktar'a yakın isimlerin kurduğu Milli Değerleri Koruma Vakfı'nın Çırağan Sarayı'nda verdiği iftarın sürpriz konuğu Can Ataklı oldu. Adnan Oktar da Ergenekon terör örgütünün mağduru olduğunu ileri sürdü.

İSTANBUL / Kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar'a yakın isimlerin kurduğu Milli Değerleri Koruma Vakfı, gazetecilere iftar yemeği verdi. Çırağan Sarayında verilen iftara ilgi yüksek oldu. Özellikle muhabirlerin katıldığı iftar yemeğinin bir de ilginç konuğu vardı. Vatan Gazetesi yazarı Can Ataklı.

Yöneticisi olduğu gazetelerde bir dönem Adnan Oktar karşıtı yayın politikası ve yazılarıyla dikkat çeken Can Ataklı ile Adnan Oktar arasındaki sıcak selamlaşma dikkat çekti.

TÜRK İSLAM BİRLİĞİNE GİDİŞTE TÜRKİYE BAYRAMLIK GİYİYOR
BBC gibi yabancı medya kuruluşlarının da ilgi gösterdiği iftar yemeğinde Oktar, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Söz son günlerin yükselen trendi Ergenekon'a geldi. Adnan Oktar Ergenekon terör örgütüne yönelik bir soruya şu cevabı verdi:
"Ergenekon terör örgütüne yönelik başlayan operasyon cumhuriyetimizin güçlenmesi için müthiş güzel bir gelişmedir. Türk İslam Birliğine gidişte Türkiye adeta bayramlığını giyiyor. Üstündeki kirleri pasları atıyor.

ADNAN HOCA DA ERGENEKON MAĞDURUYMUŞ
Bu örgüt beyindeki habis bir ur gibidir. Mutlaka bunun alınması gerekiyordu. İnşallah bizde bir yurttaş olarak devletimize, emniyetimize, savcılarımıza yardımcı oluruz. Ben aslında Ergenekon'u on yıl önce anlatmıştım. İttihat ve Terakki döneminden beri Türkiye'nin başına bela olduğunu söylemiştim. Birçok faili meçhul cinayetlerin, çeşitli bombalama olaylarının müsebbibi bu örgüttür. Ben de bu örgütten mağdurum. Ben İstanbul emniyetinde sorgulanırken yemeğime kokain koydular. Ve Allah'tan Adli Tıp raporu ile oynanan oyunu gözler önüne serdik."

http://rapidshare.com/files/173286670/30-11-2008-sosyal_yard__305_mlar_sosyalguevenlik_pirimsiz_oedemeler.doc

| 76 KB

En büyük asal sayı bulundu ABD'li matematikçiler, bilinen en büyük asal sayıyı keşfetti

 

En büyük asal sayı bulundu

29.09.2008 - 18:58

 LOS ANGELES -

ABD'li matematikçiler, bilinen en büyük asal sayıyı keşfetti.

ABD'nin California eyaletinde bulunan Los Angeles Üniversitesi'nde çalışan Edson Smith ve arkadaşları tarafından bulunan sayıda 12 milyon 978 bin

189 basamak var.

Uzmanlar, yeni sayıyı elle yazmanın yaklaşık 2.5 ay sürebileceğini söylüyor.

75 ayrı bilgisayarı birbirine bağlayarak, kullanılmayan

işlemcilerinden yararlanan matematikçiler, bu yolla yeni rakama ulaşabildiklerini belirtiyor.

Şimdi keşfi gerçekleştiren matematikçilerin Elektronik Sınırlar

Vakfı adlı bir kuruluşun 100 bin dolarlık ödülünü alması gerekiyor.

Vakfın halihazırda 100 milyon basamaklı ilk asal sayı keşfi için 150 bin dolar, bir

milyar basamaklı ilk asal sayı keşfi için ise 250 bin dolarlık bir ödül vaadi bulunuyor.

Irak ABD'den tam 12 adet silah satın aldı

 

Irak ABD'den tam 12 adet silah satın aldı

Irak ABD'den uçak aldı
Irak ABD'den uçak aldı
29 Eylül 2008 Pazartesi 22:57
Irak ABD'den tam 12 adet silah satın aldı. Bakın o silahları nerede kullanacak?
Irak'ın, 12 adet ABD yapımı keşif uçağı satın aldığı bildirildi.

Savunma Bakanlığı sözcüsü, 6 adet uçağın teslim alındığını, 6'sının da kısa süre içinde ülkeye geleceğini söyledi.

Halen ABD öncülüğündeki güçlerin kontrolündeki hava sahasında Irak'ın yeniden kontrolü devralmasını ümit eden hükümetin, satın aldığı yeni keşif uçaklarını "terörle savaşta" kullanacağı bildirildi.

Savunma Bakanı Abdülkadir el Obeydi, dün yaptığı bir açıklamada, bu uçakların
"Irak'ın parasıyla satın alındığını"
söylemiş ancak uçakların fiyatına ilişkin bilgi vermemişti.

Haber Kaynağı:

 

Zeytin ağaçlarının arasından Midilli ve bayram yazısı Hasan Cemal

 

Hasan Cemal
h.cemal@milliyet.com.tr



Zeytin ağaçlarının arasından Midilli ve bayram yazısı!

Tepelerden denizi seyredaldım. Zeytin ağaçlarının, palamut meşelerinin arasından Midilli Adası sisler içinde, güneşle birlikte bir görünüyor, bir kayboluyor.
En uçta deniz feneri, bembeyaz.
İnsanın içinde yaşama sevinci uyandıran bir manzara...
Yarın bayram, ne yazayım?
Klasik bayram yazısı?..
Yazamam ki. Eskiler iyi yazardı. O üslubu tutturmak kolay değildir. Ayrıca yaşanmışlık da gerekir, öyle bayram yazıları için...
Küçük bir tahta masa, önümde bilgisayar, oturuyorum.
Bu insan belleği ne tuhaf!
Bir sabah vakti erken, derinliklerinden olmadık resimler çıkarıp insanın önüne koyuveriyor.
Biri annem, Ayşe Cemal.
Biri babam, Ahmet Cemal.
Trakya’da, Alpullu Şeker Fabrikası. 1950, 1951. Altı yedi yaşında bir çocuk...
Küçük su yılanlarını sırıkların ucuna takıp bostanların arasında koşuşturduğum, kayısı, elma, armut, ayva ağaçlarının üstünde fink attığım, büyüklerle futbol oynayıp bacağımı kırdığım, ayda yılda bir kere, “Haso hemen kantine gitsin, İstanbul’dan yaş pasta gelmiş” diye babamın fabrikadan eve haber saldığı çocukluk yılları...
Küçük bir el arabam vardı, tahtadan, derme çatma. Yatak odamızda durur, içine sayıları pek de fazla olmayan oyuncaklarımı koyardım.
Bir sabah uyandım, bir de baktım tahta arabamda bir hediye beni bekliyor:
Pirinçten bir tabanca.
Gece İstanbul’dan dönen babam bana bayram hediyesi getirmişti.
Sevinmiştim.
Bayramlıklarımı giyip kendimi hemen dışarıya atmıştım, elimde sarı pirinçten tabancamla.
Ama çok geçmeden babamın kollarında, yüzüm gözüm kan içinde hastaneye doğru koşturuyorduk. Komşunun çocuğu, elimden kaptığı bayramlık tabancamla başımı yarmıştı.
Annem, benim üzülmemi hiç istemezdi. Tatsız bir şey varsa, sıkı sıkıya tembih ederdi ablama, “Hasan duymasın!” diye... Doksan küsur yaşında hayata veda ederken, bir ara ölümcül hastalığını da benden saklamaya çalışmıştı.
Sevgili anamın hastane yatağındaki o hüzünlü bakışlarını, göz pınarlarına biriken çaresizliği, acısını unutamadım.
Babam, sevgili Ahmet Cemal bir gün gazeteye gelmişti. 1977, 1978. Şaşırdım, ilk kez oluyordu. Muhabirlik, sekreterlik yıllarımdı. Gazetede bir oda bulup kendisini kahveyle, çayla ağırlamaya çalıştım.
İş arıyordu.
Bütün hayatını hep Almanca tercümanlıkla, kendi deyişiyle mütercimlikle kazanmış, bizleri öyle yetiştirmişti.
Üniversite çağında yazları, cebime elli dolarla birlikte ikinci mevki İstanbul-Londra tren biletini koyar, “Daha fazla param yok. Çalışma kamplarında kazanır, dönüş biletini alırsın” derdi.
Bazen de sürpriz yapar, mektubunun içinde karbon kâğıdına sarılı olarak iki yüz lira gönderdiği olurdu, İngiltere’de, Cambridge yakınlarındaki çalışma kampına...
Canı sıkkındı Ahmet Cemal’in o gün.
İş bulamamıştı.
Karaköy’de bir iki yere girip çıkmıştı ama ona göre iş yoktu. “Bey baba, çalışmak için artık fazla yaşlısın” demişlerdi, hayatını küçük memur olarak kazanmış Ahmet Cemal’e...
Bunu söylerken yüzüme bakamadı.
Ben de başımı çevirdim.
Çaresizliğim içime aktı.
Babam Feriköy’de, anam Karacaahmet’te...
Mezarlarını hangi bayram ziyaret ettim, hatırlamıyorum.
Bu sabah uzaktan zeytin ağaçlarının arasından denizi, Midilli’yi seyrederken anamla babamı anımsadım.
Çok özlemişim onları...
İyi bayramlar!  

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her şeyden çok sevgi, barış ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, yoksulluk, terör ve şiddet gibi tüm insanlığı yakından ilgilendiren sorunların çözümünün, insanları buluştur

 

Erdoğan'dan barış mesajı
Erdoğan'dan barış mesajı
29 Eylül 2008 Pazartesi 17:38
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yayınladığı bayram mesajında Türkiye ve dünya için barış istedi. Erdoğan bakın neler söyledi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her şeyden çok sevgi, barış ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, yoksulluk, terör ve şiddet gibi tüm insanlığı yakından ilgilendiren sorunların çözümünün, insanları buluşturacak, ön yargıları kıracak, mesafeleri giderecek bir iklimin oluşturulmasına bağlı olduğunu bildirdi.

Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Mesajında, Ramazan Bayramını en kalbi duygularla kutlayan Erdoğan, bayramın, hem Türk milleti, hem İslam alemi, hem de insanlık için barış, huzur ve refaha vesile olmasını diledi.

Sevgi, barış, dostluk ve kardeşlik duygularının yoğunlaştığı, dargınların barıştığı, tüm milletin kucaklaştığı bir Ramazan Bayramı'na kavuşmanın mutluluğunun yaşandığını ifade eden Erdoğan, bayramın bilhassa dünya üzerinde acıyla, gözyaşıyla yaşamak durumunda olan insanlara huzur ve neşe getirmesini temenni etti.

Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

''Bizler, daima adaletten, barıştan, kardeşlik ve hoşgörüden yana olan bir milletin mensuplarıyız. Yaşadığımız dünyanın her şeyden çok sevgi, barış ve dayanışmaya ihtiyacı var. Yoksulluk, terör ve şiddet gibi tüm insanlığı yakından ilgilendiren sorunların çözümü, insanları buluşturacak, ön yargıları kıracak, mesafeleri giderecek bir iklimin oluşturulmasına bağlıdır. Bu anlamda bayramlar, milletimizin eşsiz ilham kaynaklarıdır.

Üzerinde yaşadığımız topraklar, anayurdumuz, vatanımız yüz yıllarca bir arada yaşama kültürüne, hoşgörüye, sevgi ve kardeşlik gibi müşterek insani değerlere ev sahipliği yapmıştır. Hak ve hakkaniyet çizgisinden ayrılmadan, kimsenin hukukunu çiğnemeden ve çiğnetmeden milletimizle birlikte bu yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bayramlarımız, bu duygu birliğimizin en güzel örneği olarak ortadadır.

Bu nedenle, bayram ve bayrama ait geleneklerin canlı tutulması çok önemlidir. Buna bizim olduğumuz kadar dünyanın da ihtiyacı olduğuna inanıyorum.''

KARDEŞLİK İKLİMİ

Bayramların, kardeşlik ikliminin, dayanışma ruhunun, milletçe yaşama, duygu birliğini en üst düzeyde tazeleme günleri olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, mesajında, ''bu birlik, beraberlik ruhunu, bu duygu birliğini güçlendirerek geleceğe taşıdığımız takdirde, daha güzel ve aydınlık yarınlara mutlaka ulaşacağımızdan hiç kuşku duymuyorum'' ifadesini kullandı.

Erdoğan, mübarek bir ayı, kutlu bir mevsimi geride bırakarak bayrama erildiğini ifade ederek, ''toplumsal hayattaki bu ay içinde daha çok öne çıkan dayanışma ruhunun, karşılıklı anlayış ve hoşgörü atmosferinin, siyasette hangi tartışmalar yaşanırsa yaşansın diğer zamanlarda da aynı yoğunlukta devam edeceğine inandığını'' kaydetti.

Bu iklimin getirdiği sevgi, merhamet ve hoşgörünün daha da arttırılması gerektiğini belirten Erdoğan, belediyelerin, kamu ve sivil toplum örgütlerin her zamankinden daha yoğun olarak sosyal dayanışma ve yardımlaşmaya odaklanmasının, ''mükemmel bir insanlık örneği'' olduğunu bildirdi.

Erdoğan, mesajında şunları ifade etti:

''Kuşkusuz, aramızdaki sevgi ve dostluğu, dayanışma ve yardımlaşmayı muhafaza ettiğimiz sürece toplumsal dokumuz bozulmadan dimdik ayakta kalacaktır. Bayram günlerinde bu hissiyat, bu ruh, bu inanç çok daha güçlü bir biçimde tezahür ediyor.

Bu ülkenin bütün çocukları, bu ülkenin bütün gençleri, büyükleri küçükleri, tevazuyu, hürmeti, cömertliği, ikramda bulunmayı, fedakarlığı, başkasını kendine tercih etmeyi, başkasının mutluluğu ile mutlu olabilmeyi hissederek yaşıyor.''

''DÜNYANIN EN SAYGIN ÜLKELERİNDEN BİRİYİZ''

Mesajında, ''Allah'a şükürler olsun ki zorluklarını büyük ölçüde aşmış, demokrasisi her geçen gün güçlenen bir ülkeyiz'' ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye'nin, dünyanın en saygın ülkelerinden biri olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin aşamayacağı hiçbir zorluğun bulunmadığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yeter ki gönül bağlarımızı sağlam tutalım; yeter ki umutsuzluğa, karamsarlığa zerre kadar prim vermeyelim; yeter ki kardeşlik bilincimizin ebedi olduğunu unutmayalım; yeter ki herkesin hakkını kendi hakkımız gibi koruyalım, savunalım. Üreterek, hayaller kurarak, hedeflerimize ulaşarak ilerliyor; yaşadığımız olumlu değişimin etkilerini hayatın her alanında görüyoruz.

Evet, ekonomi ve siyasette güven ve istikrarın bu başarıda rolü büyüktür ancak bu başarıda rolü çok daha büyük olan temel faktör, milletimizin sosyal istikrarıdır.

Birbirimize daha sıkı sarıldıkça, aynı rüyaları gördükçe yakaladığımız toplumsal gelişmeyi daha da ileriye taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Bayram, bana göre bu gerçekleri hatırlamak ve hatırlatmak için çok iyi bir fırsattır.

Sizlerden özellikle rica edeceğim husus şudur: Bayramlara buruk giren şehitlerimizin yadigarlarını, ailelerini, çocuklarını, kahraman gazilerimizi, yetimlerimizi unutmayalım. Bayram sevincimizi onlarla paylaşarak sevinçte de kederde de onlarla bir olduğumuzu gösterelim.

Bu vesileyle eşsiz fedakarlıklarını bu vatan, bu millet var oldukça unutmayacağımız aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla selamlıyorum.

Bu duygular içinde yurtta ve yurt dışında bulunan bütün vatandaşlarımızın ve İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı'nı tekrar kutluyorum. Bütün milletimize sağlık ve esenlikler diliyor, bu güzel bayram coşkusunun bütün gönülleri şenlendirmesini temenni ediyorum.''
Haber Kaynağı:

 

Çankaya'daki rüşvetin belgesi Ergenekon'dan çıktı

 

ERGENEKON İDDİANAMESİ TAM METİN
  İDDİANAME 1-400. SAYFA
  İDDİANAME 401-800. SAYFA
  İDDİANAME 801-1200. SAYFA
  İDDİANAME 1201-1600. SAYFA
  İDDİANAME 1601-2000. SAYFA
  İDDİANAME 2001-2400. SAYFA
  İDDİANAME 2401-2455. SAYFA

 

"http://medya.zaman.com.tr/2008/09/29/ergenekon-delilleri.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

 

Star Gazetesi'nin haberine göre, Çankaya Belediye Başkanı CHP'li Muzaffer Eryılmaz, rüşvet itiraflarının yer aldığı kaseti 'montaj' diyerek reddetmeye çalışırken, kasetteki Cumhuriyet gazetesi ile ilgili iddiaların Ergenekon klasörlerine de girdiği ortaya çıktı. Ergenekon zanlıları Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ile Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay arasında 19 Şubat ve 5 Mart 2008 günü yapılan iki görüşmede Çnkaya Belediyesi'nin Cumhuriyet'e yaptığı kayıt dışı ödemeler bir kez daha belgelendi.

ERYILMAZ HER ŞEYİ AKITMIŞ

İlhan Selçuk ile Mustafa Balbay arasında geçen konuşmalarda, 'Yamyamları doyurmak için rüşvet aldığını' itiraf eden CHP'li Muzaffer Eryılmaz'ın başkanı olduğu Çankaya Belediyesi'nin elden nakit para yardımı yaptığı, gazetenin Ankara Temsilciliği'nin yeni binasının açılışında Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Yılmaz'ın, 'Bize düşen bir şey var mı' diye sorduğu, asansörleri belediyenin yaptırdığı, belediyeden gelen gelirin kaleminin olmadığı, sıfırdan gelen bu paranın resmi kayda geçmesi gerektiği, paranın elden değil hesaba aktarılması gerektiği konuşuluyor.

 

(19 ŞUBAT 2008 / BALBAY- SELÇUK) BELEDİYEDEN PARA GELİYOR
19 Şubat 2008 günü Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile gazetenin imtiyaz sahibi İlhan Selçuk arasındaki telefon görüşmesinde, Balbay şu ifadelerle 'elden para gönderme' ilişkisini açıklıyor: Çankaya Belediyesi, artık onlar ile ilişkimiz bizim böyle hani iki resmi kurum gibi artık değil yani falan... Diyelim ki, belediyeden böyle bir gelir geliyor, böyle bir kalem yok zaten. Gazete de yani böyle bir gelir kalemi yok. Sıfırdan geliyor gazeteye. Ama bu nasıl gelecek. Bunun muhasebesini şöyle yapalım. Siz elden para almayın bizim hesabımıza geçsin. Şimdi ben Başkan'a, Başkan bize... bunu yapıyorsun ama bunu resmi kayda geçir bilmem ne şimdi...

(19 ŞUBAT 2008 / SELÇUK - BALBAY) GELENLE HİKMET'İ HALLEDERİZ
İlhan Selçuk ile Balbay arasındaki bir başka görüşmede de gazetenin yazarı Hikmet Çetinkaya'nın 200 bin YTL istediğinin aktarılması üzerine, İlhan Selçuk, 'Efendim şimdi o parayı biz Cumhuriyet ödemeyecek, anlatabildim mi? Yani şeyin Aydın Doğan'ın verdiği ile şeyin vereceği Çankaya Belediyesi'nin onun yüzde 90'ını hallediyor' diyerek, Çankaya Belediyesi'nden para geldiğini ifade ediyor. Çankaya Belediyesi'nin Cumhuriyet gazetesine verdiği paranın miktarına ilişkin bir konuşma ise geçmiyor.

Bina peyzajı da CHP'li belediyeden

 

5 Mart tarihli telefon görüşmesi kaydında da Ankara Temsilcisi Balbay, gazetenin yeni temsilcilik binası için Çankaya Belediyesi'nden destek geldiğini anlatıyor. CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'ın, Balbay'ı arayarak 'Bize düşen bir şey var mı' diye sorduğu Ergenekon soruşturmasının belgeleri arasında yer alıyor. Binanın asansörlerinin Çankaya Belediyesi tarafından yapıldığı da Balbay tarafından anlatılırken, gazetenin Ankara bürosunun peyzaj işlerinde de Belediye'nin destek olduğu ifade ediliyor. Çankaya Belediyesi'nin, geçen yıl Ahlatlıbel'deki sosyal tesislerine gelen vatandaşlara bedava Cumhuriyet gazetesi verdiği basında yer almıştı. İddialar karşısında Çankaya Belediyesi, sessiz kalmayı tercih etmişti.

 

Kasette ne diyordu?

 

Muzaffer Eryılmaz'ın rüşvet itirafında bulunduğu kasetteki Cumhuriyet Gazetesi'ne para ödendiğine ilişkin sözleri şöyle: Cumhuriyet'e büyük desteğimiz oluyor. Yani gazetelerini alıyoruz dağıtıyoruz, ilan veriyoruz falan. Balbay'a nerdeyse bir aydır 100 milyar ödememiz lazım, yok çıkmadı. Adamlardan gazete alıyoruz, ilan veriyoruz, yazı yazıyoruz. Kimse vermiyor yazımızı, Cumhuriyet veriyor bi tek.

 

 

Çankaya'daki rüşvetin belgesi Ergenekon'dan çıktı  

Çankaya Belediye Başkanı Eryılmaz'ın 'Cumhuriyet'e büyük desteğimiz oluyor' sözleriyle kastettiği parasal ilişkiyi, Ergenekon iddianamesine de giren İlhan Selçuk ile Mustafa Balbay'ın telefon konuşmaları doğruluyor.

 

 

 

 

Rüşvetin ses kaydı ortaya çıktı, CHP'nin canı yandı

 

CHP'li Eryılmaz'a çifte şok!
CHP'li Eryılmaz'a çifte şok!
29 Eylül 2008 Pazartesi 14:29
Rüşvetin ses kaydı ortaya çıktı, CHP'nin canı yandı. Baykal inceletiyoruz derken İçişleri Bakanlığı da soruşturma açtı.

İçişleri Bakanlığı, Çankaya Belediyesi ile ilgili rüşvet iddialarını araştırmak üzere iki mülkiye başmüfettişi görevlendirdi. Bu arada CHP lideri Baykal'da iddiaları araştırmak için komisyon kurulduğunu ve Eryılmaz'ın ifadesinin alınacağını söyledi.

Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, bazı belediye meclis üyeleri ve belediye görevlileri hakkındaki basın yayın organlarında yer alan iddiaların araştırılması ve gerekiyorsa soruşturma açılması için iki mülkiye başmüfettişi görevlendirildi.

Müfettişlerin,

''imar uygulamaları karşılığında belediyeye bağış adı altında usulsüz minibüs ve araba alınması, belediye meclis üyelerinin para karşılığında iş takibi

yaptıkları, belediye başkanının belediye meclis üyelerine rüşvet vermeden iş yaptıramadığı, Ankara'da bir restorandan gelecek 150 bin YTL rüşvetin

dağıtılması, tanesi 1500 dolardan alınan 50 dizüstü bilgisayarın belediye meclis üyelerine dağıtılması, belediye bütçesinin onaylanması karşılığında

Eryılmaz tarafından meclis üyelerine hediye verilmesi ve para dağıtılması, belediye tarafından bir gazetenin satışı ve dağıtımı ile söz konusu

gazeteye maddi destekte bulunulması''

iddialarını araştıracakları belirtildi.

Baykal'da iddiaların peşinde!
CHP lideri Deniz Baykal, Çankaya Belediye Başkanı Eryılmaz'a ait olduğu söylenen ve basına yansıyan rüşvet iddialarıyla ilgili olarak Milliyet'ten Fikret Bila'nın sorularını yanıtladı.

Bu konuda çalışma başlatıldığını açıklayan Baykal, "Ben hemen inceleme talimatı verdim. Bu iddialarla ilgili olarak inceleme yapılacak. Hukukçu arkadaşlarımızdan bir heyet bu incelemeyi sürdürecek. Ben Belediye Başkanımızın da belediye meclisi üyelerinin de ifadelerinin alınmasını istedim. Bir yolsuzluk varsa bunu yapan ister AKP'li, ister CHP'li, ister başka bir partili olsun ortaya çıkarılacak ve gereği yapılacaktır. Benim talimatım bu yönde olmuştur.

Belediyelerle ilgili çok yaygın bir şekilde olumsuz bir kanaat var. Belediyelerde rüşvet olaylarının yaygın olduğu konusunda kamuoyunda hâkim bir düşünce mevcut. Bu bir gerçek. Bu nedenle CHP olarak biz her yerde yolsuzlukla mücadele ettiğimiz gerektiğinin bilincindeyiz ve buna göre hareket ediyoruz. Çankaya Belediyesi ile ilgili iddialar da aynı titizlikle incelenecek ve ortaya çıkan duruma göre gereği yapılacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın." dedi.

 

mhp bahçeli internet google ergenekon argümaları ile muhalefette

 

 

mhp bahçeli; internet google ergenekon argümaları ile muhalefette !!!

"http://www.internethaber.com/images/news/71120.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

krizsiz yapamayan chp mhp türevleri

Anadoluyum ben Ahmed Arif kendi sesi ile

 

 

 

 

Anadoluyum ben Ahmed Arif kendi sesi ile

1987 TARİHLİ TABLO BİR ( 1 ) İHRACAAT DOLARINDAN SAĞLANAN TOPLAM GELİR
12 06 1987 672,7 TL dolar kuru 1987
ihracaatta vergi iadesi % 6.5 43.77 TL
KKDP ( KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PİRİMİ) % 4.0 26.9 TL
kurumlar vergisi istinası % 9.0 61.9 TL
ihracaat dövizini kullanma hakkı % 10.0 67.3 TL
ithalatta döviz tahsisi % 7.5 50.5 TL
NONMAL İHRACAATÇI İÇİN 1 DOLARLIK İHRACAATTAN SAĞLANAN GELİR % ---- 945.0 TL
BÜYÜK İHRACAATÇIYA MUNZAM VERGİ İADESİ % 6.0 40.6 TL
BÜYÜK İHRACAATÇININ 1 DOLARLIK İHRACAATTAN SAĞLADIĞI GELİR % ----- 986.3 TL
BİR ( 1 ) İHRACAAT DOLARINDAN SAĞLANAN TOPLAM GELİR 1987 TARİHLİ TABLO 03 KASIM 2002 YE KADAR OLAN SÜRE