Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her şeyden çok sevgi, barış ve
dayanışmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, yoksulluk, terör ve şiddet
gibi tüm insanlığı yakından ilgilendiren sorunların çözümünün,
insanları buluşturacak, ön yargıları kıracak, mesafeleri giderecek bir
iklimin oluşturulmasına bağlı olduğunu bildirdi.
Başbakanlık
Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan,
Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Mesajında, Ramazan Bayramını en kalbi duygularla kutlayan Erdoğan, bayramın, hem Türk milleti, hem İslam alemi, hem de insanlık için barış, huzur ve refaha vesile olmasını diledi.
Sevgi,
barış, dostluk ve kardeşlik duygularının yoğunlaştığı, dargınların
barıştığı, tüm milletin kucaklaştığı bir Ramazan Bayramı'na kavuşmanın
mutluluğunun yaşandığını ifade eden Erdoğan, bayramın bilhassa dünya
üzerinde acıyla, gözyaşıyla yaşamak durumunda olan insanlara huzur ve
neşe getirmesini temenni etti.
Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:
''Bizler,
daima adaletten, barıştan, kardeşlik ve hoşgörüden yana olan bir
milletin mensuplarıyız. Yaşadığımız dünyanın her şeyden çok sevgi,
barış ve dayanışmaya ihtiyacı var. Yoksulluk, terör ve şiddet gibi tüm
insanlığı yakından ilgilendiren sorunların çözümü, insanları
buluşturacak, ön yargıları kıracak, mesafeleri giderecek bir iklimin
oluşturulmasına bağlıdır. Bu anlamda bayramlar, milletimizin eşsiz ilham kaynaklarıdır.
Üzerinde
yaşadığımız topraklar, anayurdumuz, vatanımız yüz yıllarca bir arada
yaşama kültürüne, hoşgörüye, sevgi ve kardeşlik gibi müşterek insani
değerlere ev sahipliği yapmıştır. Hak ve hakkaniyet çizgisinden
ayrılmadan, kimsenin hukukunu çiğnemeden ve çiğnetmeden milletimizle
birlikte bu yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bayramlarımız, bu duygu birliğimizin en güzel örneği olarak ortadadır.
Bu
nedenle, bayram ve bayrama ait geleneklerin canlı tutulması çok
önemlidir. Buna bizim olduğumuz kadar dünyanın da ihtiyacı olduğuna
inanıyorum.''
KARDEŞLİK İKLİMİ
Bayramların,
kardeşlik ikliminin, dayanışma ruhunun, milletçe yaşama, duygu
birliğini en üst düzeyde tazeleme günleri olduğuna işaret eden Başbakan
Erdoğan, mesajında, ''bu birlik, beraberlik ruhunu, bu duygu
birliğini güçlendirerek geleceğe taşıdığımız takdirde, daha güzel ve
aydınlık yarınlara mutlaka ulaşacağımızdan hiç kuşku duymuyorum'' ifadesini kullandı.
Erdoğan,
mübarek bir ayı, kutlu bir mevsimi geride bırakarak bayrama erildiğini
ifade ederek, ''toplumsal hayattaki bu ay içinde daha çok öne çıkan
dayanışma ruhunun, karşılıklı anlayış ve hoşgörü atmosferinin,
siyasette hangi tartışmalar yaşanırsa yaşansın diğer zamanlarda da aynı
yoğunlukta devam edeceğine inandığını'' kaydetti.
Bu iklimin getirdiği sevgi, merhamet ve hoşgörünün daha da arttırılması gerektiğini belirten Erdoğan,
belediyelerin, kamu ve sivil toplum örgütlerin her zamankinden daha
yoğun olarak sosyal dayanışma ve yardımlaşmaya odaklanmasının,
''mükemmel bir insanlık örneği'' olduğunu bildirdi.
Erdoğan, mesajında şunları ifade etti:
''Kuşkusuz,
aramızdaki sevgi ve dostluğu, dayanışma ve yardımlaşmayı muhafaza
ettiğimiz sürece toplumsal dokumuz bozulmadan dimdik ayakta kalacaktır.
Bayram günlerinde bu hissiyat, bu ruh, bu inanç çok daha güçlü bir
biçimde tezahür ediyor.
Bu ülkenin bütün çocukları, bu ülkenin
bütün gençleri, büyükleri küçükleri, tevazuyu, hürmeti, cömertliği,
ikramda bulunmayı, fedakarlığı, başkasını kendine tercih etmeyi,
başkasının mutluluğu ile mutlu olabilmeyi hissederek yaşıyor.''
''DÜNYANIN EN SAYGIN ÜLKELERİNDEN BİRİYİZ''
Mesajında, ''Allah'a şükürler olsun ki zorluklarını büyük ölçüde aşmış, demokrasisi her geçen gün güçlenen bir ülkeyiz'' ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye'nin, dünyanın en saygın ülkelerinden biri olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin aşamayacağı hiçbir zorluğun bulunmadığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Yeter
ki gönül bağlarımızı sağlam tutalım; yeter ki umutsuzluğa, karamsarlığa
zerre kadar prim vermeyelim; yeter ki kardeşlik bilincimizin ebedi
olduğunu unutmayalım; yeter ki herkesin hakkını kendi hakkımız gibi
koruyalım, savunalım. Üreterek, hayaller kurarak,
hedeflerimize ulaşarak ilerliyor; yaşadığımız olumlu değişimin
etkilerini hayatın her alanında görüyoruz.
Evet,
ekonomi ve siyasette güven ve istikrarın bu başarıda rolü büyüktür
ancak bu başarıda rolü çok daha büyük olan temel faktör, milletimizin
sosyal istikrarıdır.
Birbirimize daha sıkı sarıldıkça, aynı
rüyaları gördükçe yakaladığımız toplumsal gelişmeyi daha da ileriye
taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Bayram, bana göre bu gerçekleri hatırlamak ve hatırlatmak için çok iyi bir fırsattır.
Sizlerden
özellikle rica edeceğim husus şudur: Bayramlara buruk giren
şehitlerimizin yadigarlarını, ailelerini, çocuklarını, kahraman
gazilerimizi, yetimlerimizi unutmayalım. Bayram sevincimizi onlarla
paylaşarak sevinçte de kederde de onlarla bir olduğumuzu gösterelim.
Bu
vesileyle eşsiz fedakarlıklarını bu vatan, bu millet var oldukça
unutmayacağımız aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet
diliyor, gazilerimizi şükranla selamlıyorum.
Bu duygular
içinde yurtta ve yurt dışında bulunan bütün vatandaşlarımızın ve İslam
aleminin mübarek Ramazan Bayramı'nı tekrar kutluyorum. Bütün
milletimize sağlık ve esenlikler diliyor, bu güzel bayram coşkusunun
bütün gönülleri şenlendirmesini temenni ediyorum.''